Ücretsiz Danışma Hattı

Mali Müşavir Olmanın Şartları Değişti

Bilindiği gibi, Serbest Muhasebecilik, Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında 5786 sayılı Kanun 26.07.2008 gün ve 26948 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Anılan Kanun ile 3568 sayılı Kanunun meslek mensubu olabilmenin özel ve genel koşullarını düzenleyen maddelerinde bazı değişiklikler yapılmıştır. Bu Kanunun uygulanmasında Odalarımız arasında birliğin sağlanması amacıyla aşağıdaki hususların açıklanmasında yarar görülmüştür.

I- MESLEK MENSUBU OLABİLMENİN GENEL KOŞULLARI:

• 3568 sayılı Yasanın 4. maddesinde meslek mensubu olabilmenin genel şartları;

a) T.C. vatandaşı olmak (yabancı serbest muhasebeci malî müşavirler hakkındaki hüküm saklıdır).
b) Medenî hakları kullanma ehliyetine sahip bulunmak.
c) Kamu haklarından mahrum bulunmamak.

d) Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına ya da affa uğramış olsa bile devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, zimmet, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahkûm olmamak.
e) Ceza veya disiplin soruşturması sonucunda memuriyetten çıkarılmış olmamak.
f) Meslek şeref ve haysiyetine uymayan durumları bulunmamak.” olarak sayılmıştır.

Bu kapsamda Yasa’da sayılan şartlardan ne anlaşılması gerektiği aşağıda açıklanmıştır:

 

a- Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşı Olmak:

3568 sayılı Yasanın 4. maddesinin a bendi ile bu Kanun uyarınca mesleki faaliyette bulunacak olan meslek mensuplarının Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olması zorunlu tutulmuş, buna mukabil aynı Yasanın 8. maddesi ile bu kurala sadece yabancı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler açısından bir istisna getirilmiştir.

22.02.1964 gün ve 11638 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 403 sayılı Türk Vatandaşlık Kanununda, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığının kazanılmasına ve kaybedilmesine ilişkin ayrıntılı düzenlemeler yapılmıştır.

Bu konuda önemli üzerinde durulması gereken bir diğer husus da Türk Soylu Yabancıların 3568 sayılı Yasa uyarınca Türkiye’de ne şekilde faaliyette bulunacaklarıdır.

29.09.1981 gün ve 17473 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 2527 sayılı Türk Soylu Yabancıların Türkiye’de Meslek ve Sanatlarını Serbestçe Yapabilmelerine, Kamu, Özel Kuruluş veya İşyerlerinde Çalıştırılabilmelerine İlişkin Kanunun 3. maddesine göre;

“Türk soylu yabancıların, kanunlarda Türk vatandaşlarının yapabileceği belirtilen meslek, sanat ve işlerde çalışabilme ve çalıştırılabilmeleri için, özel kanunlarda aranan nitelikleri taşımak ve Kanuna göre, İçişleri veya Dışişleri Bakanlıkları ile diğer ilgili bakanlık ve kuruluşların görüşleri alınarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca izin verilir.”

Yukarıda belirtilen hüküm uyarınca, Türk soylu yabancıların Türkiye’de mesleki faaliyette bulunabilmeleri için diğer şartların yanında Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığından çalışma izni almaları gerekmektedir. Bu konuda yapılacak başvurulara ilişkin usul ve esaslar 14.01.1983 gün ve 17928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren “Türk Soylu Yabancıların Türkiye Meslek ve Sanatlarını Serbestçe Yapabilmelerine, Kamu veya Özel Kurum, Kuruluş veya işyerlerinde Çalıştırılabilmelerine Dair Kanunun Uygulanması Hakkındaki Yönetmelik’de düzenlenmiştir.

b- Medeni Hakları Kullanma Ehliyetine Sahip Bulunmak:

3568 sayılı Yasanın 4. maddesinin (b) bendi ile medeni hakları kullanma ehliyetine (fiil ehliyeti) sahip bulunmak meslek mensubu olabilmenin genel şartları arasında sayılmıştır.

Medeni hakları kullanma ehliyeti, insanın sahip olduğu hakları kullanmada ve borç altına girmede bağımsızca hareket edebilmesi yeteneğidir. Nitekim, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 9. maddesinde “Fiil ehliyetine sahip olan kimse, kendi fiilleriyle hak edinebilir ve borç altına girebilir” hükmüne yer verilmiştir. Aynı Kanunun 10. maddesine göre; “Ayırt etme gücüne sahip ve kısıtlı olmayan her ergin kişinin fiil ehliyeti vardır.”

Yukarıda belirtilen hükmün yeterince anlaşılabilmesi için ayırt etme gücü, kısıtlılık hali ve ergin kişi kavramlarının açıklanması gerekmektedir.

ba- Ayırt Etme Gücü: Yaşının küçüklüğü yüzünden veya akıl hastalığı, akıl zayıflığı, sarhoşluk ya da bunlara benzer sebeplerden biriyle akla uygun biçimde davranma yeteneğinden yoksun olmayan herkes, ayırt etme gücüne sahiptir.

bb- Kısıtlılık: Türk Medeni Kanununun 404 ve devamı maddeleri uyarınca bir kişinin mahkeme kararı ile vesayet altına alınması halidir.

bc- Erginlik: Erginlik (rüşt), onsekiz yaşın doldurulmasıyla başlar. Evlenme kişiyi ergin

 

İlginizi Çekebilecek Diğer Blog Yazıları

%20 İndirim fırsatlarımızdan faydalanmak için takip edin.
ADRES
Mimar Sinan Mahallesi Evliya Hoca Sokak No:2/1 Üsküdar / İSTANBUL
TELEFON
E-BÜLTENE KAYDOL
Ürünlerimiz ve hizmetlerimizle ilgili kampanyalardan ilk sizin haberiniz olsun.

SİZİ ARAYALIM

Bilgilerinizi gönderdikten sonra, en kısa süre içerisinde talepleriniz için sizinle iletişime geçilecektir.